25.10.2008 - küçük iskender’i öldürtmeyeceğiz!
"Vakit" gazetesinini 21.10.2008 tarihli sayısında Hüseyin Kulaoğlu'na ait, küçük İskender'i haince hedef gösteren ve çeşitli cemaat ilişkilerinin sanat/kültür/düşün bağlamında görüşlerinin bir reçetesi olan aşağıdaki yazı yayınlandı. Buradaki ifadelerin çarpıtılmışlığını ve küçük İskender'in emeklerini bir çırpıda yok saymasını bir yana bırakıyor; böylesine faşistçe bir hedef gösterme girişimini kınıyoruz. Duyarlığından ödün vermeyen, her şeyin ötesinde insana öncelik veren herkesi bu konuda sesini çıkartmaya ve bu haberin küçük İskender'in can güvenliliğini tehlikeye attığını duyurmaya çağırıyoruz.
şakir özüdoğru
Ayrıca PEN ve Bireylikler Dergisi küçük İskender'in yanında olduğunu açıkladı. Metinleri aşağıya ekliyorum.
PEN Küçük İskender'in yanında
Şair ve yazar Küçük İskender insanın var oluş sorunlarıyla ilgili olarak cesur yaklaşımlı eserleriyle edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Ülkemizin yazar örgütleri tarafından seçilmiş ve Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı'na elbette davet edilmiştir. Değerli üyemize ve bu süreçte emek veren herkese teşekkür ederiz.
Edebiyat ufku dar olan faşizan bir çevrenin sözcüsü olan Vakit ve Habervaktim adlı medya organları bu değerli şairimizi aşağılama kampanyasına girişmiştir, vahim bir saldırganlıkla hedef göstermektedir. Bu yayınlardan ötürü Vakit ile Habervaktim'i kuvvetle kınar, özür dilemelerini talep eder, her türlü olumsuz gelişmeden onları sorumlu tutacağımızı belirtiriz.
P.E.N
küçük iskender’i öldürtmeyeceğiz!
merhaba,
hüseyin kulaoğlu’na ait aşağıya aldığımız haber faşizan vakit gazetesinin 21.10.2008 tarihli sayısında yayımlandı. vakit gazetesi çıktığı ilk günden beri kendinden olmayan birilerini hedef göstermektedir. görünen o ki dinselliğin beslediği faşizm bu kez de arkadaşımız küçük İskender’in peşindedir,onu hedef seçmiştir. küçük İskender’in hayatı tehlikededir. kimi duyarlı insanlar ve arkadaşlarımız istanbul’da İskender’in can güvenliğini korumaya yönelik bir dayanışmanın içindedirler. bu bağlamda bireylikler’in ocak-şubat 2009 tarihli sayısını küçük İskender dosyası olarak çıkarmak istiyoruz. bu dosyada küçük İskender ve şiiri üstüne yazılar kadar vakit gazetesinin faşist tavrını tartışan yazılara yer vermek istiyoruz. son yazı gönderme tarihi 15 aralık 2008’dir. yazılarda sayfa sınırlaması yoktur. ilgi ve katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz. bireylikler dergisi adına halim şafak bireylikler@gmail.com bireylikler@yahoo.com bireylikler@hotmail.com P.k.271. 38002 kayseri
Vakit'te yayınlanan, Hüseyin Kulaoğlu imzalı yazı aşağıdadır:
İşte Küçük İskender bu!
HÜSEYİN KULAOĞLU VAKİT 21-10-2008Bakanlığın, eşcinselliğinden ve Kemalistliğinden her fırsatta övgüyle bahseden, kitaplarında eroin kullanımını ulvi bir durum gibi gösteren Küçük İskender hakkında hiçbir açıklama yapmaması tepkiyle karşılanıyor. | | Dün gazetemizde yer verdiğimiz “Türk şiiri gecesinde büyük skandal” başlıklı haberde, Kültür Bakanlığı'nın davetlisi olarak Frankfurt Kitap Fuarı'na giden ve fuar kapsamında düzenlenen “Türk Şiir Gecesi” programına katılan bazı Türk şairlerin müstehcen içerikli şiirler okuduklarını duyurmuştuk.
‘İntiharların efendisi'nin kitaplarına ulaştık Bu toplantıda özellikle ön plana çıkan eşcinsel-Kemalist Küçük İskender'in kitaplarına ulaştık. Şairler arasında “ölümle sonuçlanmayan intiharların efendisi” lakabıyla bilinen ve öteden beri “ortamın makas alma hattında” dolanan Küçük İskender'in, kitaplarında da müstehcenlik, eşcinsellik ve uyuşturucu kullanımına özendirici ifadeler kullandığı; “Flu'es” ve “Cehenneme Gitme Yöntemleri” adlı kitaplarının müstehcenlik ve sinkaflı küfürlerle dolu olduğu belirlendi.
Uyuşturucu teşvik ediliyor “Cehenneme Gitme Yöntemleri” isimli kitapta uyuşturucunun teşvik edilmesinin yanı sıra pornografik öğeler kullanılması dikkat çekiyor. Kültür Bakanlığı'nın, eşcinselliğinden ve Kemalistliğinden her fırsatta övgüyle bahseden, kitaplarında ağza alınmayacak müstehcenliğin ve küfürlerin yer aldığı birini organizasyonlarına nasıl davet ettiği ise merak konusu... Bu türde bir “tıfıl”a Türk Şiiri'ni temsil görevi verilmesi, gençlerin uyuşturucuya özendirilmesi tehlikesini de beraberinde getiriyor.
Kültür Bakanlığı susmaya devam ediyor Bakanlık yetkilileri, konuyla ilgili yayınladığımız dünkü haberimizin ardından hiçbir tepki göstermedi ve sessiz kalmayı tercih etti...
SİNKAFLI KÜFÜRLER HAVADA UÇUYOR Alıntı yaptığımız bölümleri, gazetecilik anlayışımıza uymadığı için aynen veremiyoruz... Parantez Yayınevi'nden çıkan “Flu'es” isimli kitabın 22. sayfasında şöyle bir diyalog geçiyor: “Sen beni satarsan, inan, o….u olurum… O…u?”İşte K.İskender bu!
Diyaloglar genellikle kitabın her sayfasına yayılmış. 24. sayfa: “Eleştiriye gelemiyor beynimiz. Bütün ib….r böyle mi? Seni seviyorum, Sen benim s….i seviyorsun! Senin her şeyini seviyorum Zırlamana katlanamıyorum artık! s….r git bu evden!”
42. sayfa: “Elbette bitecek HİÇBİRİNİZİ S…….M! Ellerim.”
71. sayfa: “Hoş, adaşım basgitarın yaladığı delikanlı kraterleri, yerçekimlerini bakışlarında getiren yalan oğlanlar o kadının g….e vurduğum…(…) pembe oje şişesi ….. yalama meraklısı köpeğin…”
“bizi uyuşturucuya alıştıracak melek” Küçük İskender'in “Cehenneme Gitme Yöntemleri” adlı, yine aynı yayınevinden çıkan ve 1999 yılında basılmış kitabında ise eroin/uyuşturucu kullanılmasını özendirici yazılar tüylerimizi diken diken ediyor. Bütün bunların haricinde her zamanki gibi müstehcenlik ve sinkaflı küfürler havada uçuşmaya devam ediyor... Bu kitaptaki müstehcen ifadeler ise kısaca şöyle:
29. sayfa: “Sarı Ceketli Üç Silahşörler. D'Artagnan'ı bekliyoruz sanki. D'Artagnan: Reis. D'Artagnan: Bizi eroine alıştıracak melek. Eroin: Babamız Tanrı'dan aldığımız haftalık!”
“kadına zorla cıva yutturdu” 72. sayfa: (…) “Dikkat bu bir anonstur! Bizi susturmaya çalışan yaradılışın çağrısına katılmayın!..”
73. sayfa: Yaşlı kadını zehirledi Marilyn. Kadına zorla cıva yutturdu. Şahit yoktu! Yalnız yaşayan yaşlı kadın, öldü! Kadını aldılar, götürdüler, s….r, sonra yine yıkadılar ve gömdüler!”
“Uyuşturucu bedenime dikilmiş...” 84. sayfa: “Benim için ise ölüm, …kaçınılmaz Mustafa. Eroinin ne olduğunu biliyorum. Sanki bir mısır tarlasıyım ve uyuşturucu, bedenime dikilmiş bir korkuluk! Beni dışarıdaki insanlardan koruyor. Beni dışarıdaki acıdan, acımasızlıktan koruyor. Onunla farklı bir sonsuzluğa kilitleniyorum Mustafa! Sen de bayılırsın Nirvana'ya...”
“eroin kullanmalısın” 87. sayfa: “Eroin kullanmıyorsun. Kullanmalısın. Bedenin uyuştukça kurtulursun gezegendeki tutsaklığından. Uzayın ciğerlerine dolarsın. Kafan düşer-kırılır. Ruhun düşer-kırılır. Sen, et ve söz olmanın görkemini yaşarsın. Hastalığın ilerler, menzile dayanır. Doyumsuzluk ve kudret, kuşatır seni. Çıkış, yukarı doğrudur. Ellerini uzatırsın, “Derya” tutar. “Ha gayret” der, çeker alır seni. Bir yılanın derisini bırakması gibi, atarsın hayatı üstünden!! Kediler böğürür, Ev karanlıktır, Vücut titremektedir, Sabahtır, İlaç alınmalıdır, Mana biter!”
“eroinmanlar uyuyan güzeldir” 102. sayfa: “Eroinmanlar, uyuyan güzel'dir! Alkolikler, rapunzel! (…) Eroinman, hikaye sahibidir. Alkoliklerin anlatacakları bir sürü hikaye vardır.” |
|